متي نصر الله

متي نصر الله

Bazen bela ve musibetler Müminlerin üzerine yağmur yağar gibi yağar bütün cihetlerden kuşatma altına girerler. İşte tam o anda Allahu Teala'nın şu ayeti kerimesi devreye girer ve bizleri sekinete kavuşturur. ونحن اقرب اليه من حبل الوريد 

Biz insanoğluna şah damarlarından daha yakınız.(kaf 16)

  Ve her halükarda  bizim ile beraber olan bir Rabbimiz var olduğuna kanaat getiririz. Bela ve musibetleri  üzerimizden def etmek için yaradanımıza yöneldiğimiz zaman bizlere belanın musibetin Def olabilmesi için yegane kapının VAHDET kapısı olduğunu gösterir Allah'ın ipine sımsıkı sarılın aksi halde birliğiniz bozulur ve düşmanların kalplerine saldığınız korku gider der. 

  Bizlere yegane kurtuluş yolunun islam Davası altında renge ırka ve herhangi mezhebi unsura dayalı olan fikre değil tam aksine özünü Kur'an'ın birleştiriciliğinden ve Rasulünün örnekliğine Dayalı bir metoddan geçtiğini söyler.

 Bugün hadiselere bakalım. Filistin dışında hep birbirini vuranlar Müslüman. Ve bunlar bazen küçük mezhep ayrışması bazen akide konusunda tarafların hak iddia etmesi ve bazen amel noktasında birbirlerini tenkidden ziyade tekfir etmelerinden kaynaklanan olaylar olduğunu göreceğiz. İşte bizi yıkan bizi zayıflatan olayların bunlar olduğunu göreceğiz. Ve Allah'u Teala'nın ayetlerinin nasıl Üzerimizde tecelli ettiğini göreceğiz.  

  Başa gelen bu musibetler ve belalar Allah'ın bir imtihanı olduğunu ve bu imtihan sonunda Allahu Teala'nın aramızdan iman edenleri ve şehitler çıkarması bunun neticesidir. Nitekim Ali İmran süresinde bu belirtilmiştir وليعلم الله الذين آمنوا ويتخذ منكم شهداء

Allah aranızdan iman edenleri ayırıp ve şehitler çıkarmak için...(ali İmran 140)

  Efendimiz kuşatılmıştı efendimiz defalarca kovulmuştu defalarca dışlanmıştı iste Bedir efendimiz ellerini Açıyor ve ya rab eğer bu bir avuç insani helak edersen yeryüzünde sana ibadet edecek kimse kalmaz deyip yardım istiyor. Dikkatimizi çeken nokta şurası efendimiz kendi adına değil kızı Fatima Zehra adına değil yardımcıları ve sahabenin ileri gelenlerinden Ebubekir adına Ömer adına (r.a) değil bilakis islam davasının ebediyeti adına o duayı yapıyor. 

   İşte bugün 21. Yy da ve yine aynı manzaralar islam adına  yola çıkan insanlar  Rabbim Allah'tır deyip yaşantımda ölümümde Allah'a aittir diyen Müslümanlar Zulüm ve işkence altında.

  İslam coğrafyasının maruz kaldığı Zulüm zorbalık haksızlık ve kötülükler bizlere bu ayetleri hatırlatmalı. Bize Hz. Nuh'u hatırlatacak Kavmi ona marangoz demişti deli demişti her yanından geçtiklerinde alay ediyorlardı ama Hz Nuh ise siz bugün bizimle alay ediyorsunuz yarın ise biz alay geçeceğiz diyordu ve oluyordu. 

Bize Hz Musa ve beni israillileri hatırlatacak yıllar boyu Firavun'un zorbalığı altında kendilerine merkep muamelesi edilir halde inlerken Allah Musa (a.s) gönderir ve Firavun boğulur ve kurtulurlar. 

 Bugün İslam Davetçileri yeniden ve sadece İslama bağlanıp ve yolda önüne çıkan engellere karşı كلا ان معي ربي سيهدين Hayır asla ben Yanlız değilim Rabbim benimle beraberdir ve ben hedefe ulaşacağım diyecek. O zaman Allah'ın yardımı gelecek ve Göğün kapılarına ardına kadar açılacak.

 Zaferin bir başka yolu ve en büyüğü Müslümanlara adaveti ve kini bırakıp asıl olan düşmanlarımıza bu hasletleri yönelttiğimiz zaman gelecek.

Yeniden İslam sadece İslam...

Allaha emanet olun selametle